Aromakoloji Nedir?

Aromakoloji Nedir?

Aromakoloji; kokuların, insan duygu ve davranışları üzerindeki etkilerini belirlemek üzere geliştirilmiş, psikoloji ve koku teknolojisi arasındaki ilişkiyi araştıran bir bilim dalıdır.

Aromakolojide de aynı aromaterapide olduğu gibi aromatik öz yağlar kullanılır fakat bununla birlikte doğal izolatlar, aromatik bitki ekstreleri ve özel koku molekülleri de formüllerde yerini alır. Bu tasarımlarda amaç bitki ekstreleri, uçucu ve sabit yağ karışımlarının vücudunuza kozmetik açıdan sağladığı faydalarla birlikte aynı ürünün, aromatik yolla mutluluk, özgüven ve çekicilik gibi duygusal alanlarda da kişilere iyilik katması, böylelikle çoklu fayda sağlamasıdır.

Aroma Molekülleri Nasıl Etki Eder?

Kokular, doğadaki diğer her şey gibi moleküllerden oluşur. Farklı moleküllerin, farklı kokuları vardır. Örneğin; siz yasemini kokladığınızda aslında yaseminin havaya saldığı molekülleri koklarsınız. Bu moleküller, burundan içeri girerek koku reseptörlerinin bulunduğu olfaktör membrana yerleşir. Bu reseptörler koku moleküllerini tanır ve limbik sisteme sinyal gönderir. Limbik sistem, beynimizdeki temel içgüdüler (açlık, susuzluk, cinsellik gibi ) duygu, hafıza, hatıralar ve koku alma duyusu gibi fonksiyonları içerir.

Reseptörler tarafından tanınan hoş kokular olfaktör ampül ve nöronlar vasıtası ile serotonin ve dopamin gibi nörokimyasallar salgılatır. Muhtemelen biliyorsunuzdur ki; farklı hormonlar ve nörokimyasallar vücutta farklı reaksiyonlar gösterir.

Örneğin; gülü kokladığınızda romantik anılarınız aklınıza geliyorsa, romantik düşünceler ve duygularla dolu olacaksınız. Lavanta sizi rahatlatıyorsa birçok insanda olduğu gibi, beyniniz yatıştırıcı nörokimyasallar oluşturacak ve iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Kokular, gerçekten de bütünsel bir şekilde bedenimize ve ruhumuza etki eder. Duygularınız, hormonlarınız ve iyi hissetme halinizi pozitif yönde etkiler.

Aromakoloji ve Kozmetik Ürünler

Mükemmel kokuyu bulmak aslında gerçek kişiliğimizle bağlantı kurmaktır. Nasıl ki; makyajımız, giyim tarzımız, bizim ve karakterimiz ile ilgili diğer insanlara bir mesaj iletiyorsa kokumuz da bunu daha güçlü bir şekilde yapmaktadır. Kullandığımız kokular, kimliğinizi ve kişilik özelliklerinizi aromatik yolla diğer kişilere iletmenizi sağlar.

Güzel görünmek için öncelikle güzel hissetmek gereklidir. Bu bütünsel bir yaklaşımdır. Yapılan çalışmalar, kokuların sadece fizyolojik ve psikolojik olarak insan beynine etki etmediğini aynı zamanda cilt fonksiyonlarını da etkilediği belirtmektedir.

Almanya’daki Ruhr Üniversitesi Bochum, cilt üzerine yaptığı araştırmalarda temel deri hücre tipi olan keratinositlerdeki reseptörlerin, kokulara verdiği yanıtı test ederek sentetik sandal ağacının hasarlı cildin onarılmasını hızlandırdığını bulmuşlardır. Bu çalışma, koku reseptörlerinin sadece burunda bulunmadığını, derimizin de güzel kokulara pozitif tepki verdiğini ve kendini daha hızlı iyileştirdiğini göstermektedir.

Günlük olarak kullandığınız cilt bakım, saç bakım ve vucüt bakım ürünleriniz, cildinizin ihtiyaçlarına uygun olarak zengin içeriklerle formüle edildiği müddetçe bu bakımlardan sayısız faydalar sağlayabilirsiniz. Bu ürünleri, aromakoloji prensibi ile tasarladığınızda çoklu etki elde etmiş olursunuz.

Aromakoloji ve Psikoloji

Koku duyunuzun psikolojiniz üzerinde etkisi büyüktür. Kokular; inançlarınız, kişisel geçmişleriniz, anılarınız ve beklentilerinizle etkileşime girer fakat, her kokunun her insanda aynı etkiyi bırakmayacağını da unutmamanız gerekir.

Kokuların ve aromatik bitkilerin iyileştirici özelliği, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Herkes, her kokudan hoşlanmaz. Bazen kokular, bir kişiyi mutlu edebilirken diğer bir kişiyi strese sokabilir, ayrıca kokunun yoğunluğu da çok önemlidir. Bazı moleküller, yüksek konsantrasyonda kötü bir koku gibi algılanırken, düşük konsantrasyonda, çiçek bahçesini andırmaktadır.

Size iyi gelen ve beklentilerinizi karşılayan kokuları deneyimleyerek hangi kokuyu sevmediğinizi belirleyebilirsiniz.

Koku ve Çekicilik

Kokular, tarih boyunca insanların kendilerini çekici kılmaları için en etkili silah olmuştur. Buna en güzel örnek Mısır medeniyetinin efsaneleşmiş ismi Kleopatra’dır. Erkekleri kendisine hayran bırakan bu kadın, aslında sanıldığı kadar güzel bir kadın da değildi. Peki, Kleopatra’yı bu kadar çekici kılan neydi?

Tabii ki, zekası tarihe adını yazdırmasında önemli bir rol oynamıştır. Bununla birlikte güzel ve çekici görünmek için kendine özgü yöntemleri olduğu biliniyor. Kişisel bakımına çok özen göstermesinin yanında kokuların gücünü de çok iyi keşfetmiştir. Kendine ait parfüm atölyesi olan Kleopatra, aynı zamanda ağız bakımından vücut bakımına kadar aromatik bitkilerden faydalanırdı.

Aslında doğal olarak basit bir döngü var; Kokular, duyguları uyararak çekiciliği, çekicilik de karşı cinste merak ve cinsel isteğe yol açıyor.


Kelimelere gerek olmadan insanların birbirini anladığı gizli bir dil gibi. (Mandy Aftel )


Kedi köpek gibi diğer canlılarda bunu feromonlar olarak görüyoruz. Hayvanların çiftleşmesinde önemli bir rol oynayan feromonlar, bir çeşit kimyasal iletişim aracı olup aynı tür üyesi canlılarda başta çiftleşme dürtüsü olmakla birlikte çeşitli duyuları harekete geçirir. Feromonların keşfi, özellikle parfüm endüstrisi tarafından heyecanla karşılanmış, feromonların sentetik versiyonlarını üretmek üzere birçok çalışma yapılmıştır fakat, bilinmelidir ki; feromonların, insan davranışları üzerindeki etkisi henüz kanıtlanmamış olup daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç duyulmaktadır.

Bununla birlikte yasemin absolütü gibi indol içeren ve doğal olarak afrodizyak olarak bilenen bitkiler, çekicilik özellikleri sebebiyle yoğun olarak parfüm formüllerinde kullanılmaktadır. Bu bitkilerin diğerlerine göre daha çekici olduğu kesindir fakat, bu şekilde tasarlanan formüllerin hiçbiri o parfümün her birey üzerinde afrodizyak etki göstereceğini garanti etmez. Kullanılan özlerin birbiri ile olan uyumu ve karışımı ile birlikte süren kişinin vücut kimyası o parfümün çekici olup olmadığını belirleyen en önemli faktördür.